Dodok’a Mektup
Sevgili Dodok, Sana uzun zamandır yazamadım, lakin beni anladığını, bana gücenmediğini ve neden yazamadığımı zaten bildiğini tahmin ediyorum. Bugün dünyanın başka bir yerinde, başka insanların hikayelerinde kendimi görünce, hayatın beni yeni bir rüyaya attığını nihayet idrak ettim. Aylardır başka bulutları görüyor, başka yağmurlarda ıslanıyorum. İyice uzayan saçlarımı başka bir güneşte kurutuyor, yıldızlı geceleri şimdi uzaklarda kalan tepedeki çimenliğimizi anımsayarak başka bir tepeden seyrediyorum. Hayır Dodok, gökyüzü her yerde aynı değil, laciverdi başka, ışıltısı başka, inan bana. Yeni gökyüzüme, yeni toprağımın vereceği çiçeklenmiş badem ağaçlarına, yeni rüzgarımın uğultusuna, yeni denizimin boğazımı yakan tuzuna alışmaya çalışıyorum. Bahçemdeki manolya ağacının yapraklarının arasından oturma odama giren güneş ışıklarının dansını hayranlıkla izliyorum. Babam bana bahçemizdeki yenidünya ağacının resmini gönderiyor, nerede bir hayat varsa orada bir çiçek açıyor diyorum....